Anı Fotoğraflamak Zihnimiz İçin O Kadar da İyi Olmayabilir

Anı Fotoğraflamak Zihnimiz İçin O Kadar da İyi Olmayabilir

Yaşadığımız çağda, sahip olduğumuz akıllı telefonların da sayesinde her şeyi fotoğraflayabiliyoruz: beğendiğimiz bir manzarayı, uyuyan bir kediyi, çiçek açmış ağaçları, gittiğimiz konserleri… Peki bunun zihnimize olan etkilerini hiç düşündük mü? Gelin, yapılan araştırmaları inceleyelim.

Journal of Applied Research in Memory and Cognition dergisi çok ilginç bir çalışmaya imza attı. Yayımlanan çalışmaya göre; anıları fotoğraflamak, zihnimizin onları ne kalitede ve ne kadar süreyle koruduğunu etkileyen önemli bir faktördür.
Uzmanlar buna “yük boşaltımı” ismini vermiş. Bir anı fotoğrafladığımızda, o anı tekrar hatırlamak için bir makineye güvenmiş oluyoruz. Böylece beynimiz, fotoğrafa tekrar bakabilme ihtimalimiz olduğu için kendisini yormuyor ve güçlü bir anı üretmiyor.

Bunu göstermek için bir deney yapılmış: 42 tane öğrenci, üç gruba ayrılarak müzeye götürülüyor.

1.grup telefonlarıyla bir resmin fotoğraflarını çekti ve 15 saniye boyunca inceleme fırsatı buldular.
2.grup da aynı şekilde fotoğraf çekti ancak onlardan hemen silmeleri istendi (amaç fotoğrafı sileceklerini bilmeleriydi). Sonrasında 15 saniye fotoğrafı incelediler.
3.gruba ise fotoğraf çekme izni verilmedi, sadece resmi 15 saniye boyunca incelediler.
Deneyin sonunda herkesin telefonuna 10 dakikalığına el konuldu ve bu sürenin sonunda resmi en iyi hatırlayan 3.grup oldu.
Bunun olası iki sebebi var:

Birincisi, fotoğrafı çekerken odaklandığımız şey resim değil, telefonun mekanik aksamı oluyor. Fotoğrafın açısı, parlaklığı, telefonu tutuş şeklimiz üzerine kafa yorduğumuz için resmi inceleme fırsatı bulamıyoruz. Bu durum ise başka bir deneyle kanıtlanmış: Otomatik kayıt yapan cihazlar ile bir müzeyi inceleyecek olursak, anılarımızın gücünü koruyabiliyoruz.
İkinci sebep ise, fotoğraf çekerken odaklandığımız teknik özellikler, fotoğrafı çektiğimiz zaman bize başarma hissi veriyor. Dolayısıyla, sonradan fotoğrafı incelesek bile bizi ilgilendiren resim değil, onu ne kadar güzel çektiğimiz oluyor ve resmin detaylarına odaklanma ihtiyacı hissetmiyoruz. Detayları nasılsa sonradan da görebilirim hissine kapılıyoruz. Bu durumun, bir konsere gidip video çekmeye çalışmayan kişilerin ânı daha iyi yaşayabildikleri (âna gömüldükleri) düşüncesi ile de uyumlu olduğu söylenebilir.

Kaynak: ceotudent.com

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir